RANDEVU TALEP ET

ONLINE RANDEVU

*Saat 19.00’ dan sonraki online randevu talepleriniz için tarafınıza saat 09.00’ dan sonra geri dönüş yapılacaktır.

    Randevu İçin Hemen Arayın!

    Mikroenjeksiyon

    Mikroenjeksiyon

    Tüp bebek tedavisi, her yıl kısırlık nedeniyle bebek sahibi olamayan binlerce çiftin ebeveyn olmasına yardımcı olmaktadır. Ancak tüp bebek tedavisi tüm kısırlık problemlerinin çözümü için yeterli değildir. Özellikle erkek kısırlığı nedeniyle döllenmenin meydana gelmemesi, mikroenjeksiyon yönteminin geliştirilmesine neden olmuştur. 1990’lı yılların başlarında geliştirilen mikroenjeksiyon, azospermik hastalarda kısırlığın üstesinden gelmenin güçlü bir yolu haline gelmiştir.

    Mikroenjeksiyon nedir?

    Klasik tüp bebek tedavisinde sperm ve yumurta hücresi bir araya getirilir ve spermin yumurtayı döllemesi beklenir. Ancak sperm hücrelerinin sayısı, hareketliliği ve morfolojik özellikleri yumurtayı döllemek için yeterli değilse mikroenjeksiyon yöntemi tercih edilir. Mikroenjeksiyon (ICSI), özel bir aletle ince bir cam iğne içerisine alınan tek bir sperm hücresinin doğrudan yumurta hücresine enjekte edilmesidir. İyi bir döllenme oranı ve oosit aktivasyonu sunarak, döngü başına daha fazla embriyo ve daha yüksek gebelik oranlarına izin verir. Döllenme yöntemi haricinde, hastanın tedavisi ve takibi klasik tüp bebek yöntemi ile aynıdır.
    İlginizi çekebilir: Tüp Bebek Tedavisi

    Mikroenjeksiyon neden yapılır?

    Mikroenjeksiyon öncesinde çifte kapsamlı bir doğurganlık çalışması uygulanmalıdır. Aşağıdaki durumlar, mikroenjeksiyon yönteminin uygulanması için uygun olacaktır:

    Erkek kısırlığı:

    • Oligozoospermi / kriptozoospermi: Sperm hücrelerinin sayısındaki ciddi azalmayı ifade eder.
    • Astenozoospermi: Hareket kabiliyeti tamamen eksik olan numuneler dahil olmak üzere sperm hareketliliğinde meydana gelen azalma durumudur.
    • Teratozoospermi: Yüksek sayıda anormal spermin mevcut olmasıdır.
    • Obstrüktif azospermi: Bir tıkanma nedeniyle ejakülatta tam sperm yokluğudur. En yaygın nedenler genetik faktörler, enfeksiyon veya başarısız bir vazovazostomidir.
    • Salgı azospermi: Testiste sperm üretimindeki bir kusur nedeniyle ejakülatta tam sperm yokluğudur.
    • Anejakülasyon: Retrograd veya paraplejik boşalmanın neden olduğu fonksiyonel bozukluktur. Anejakülasyon vakalarında, mikroenjeksiyon için gerekli olan spermi doğrudan testisten elde etmek mümkündür.
    • Bağışıklık sistemi problemleri: Yüksek sayıda anti-sperm antikorunun varlığı, spermlerin döllenme yeteneğini olumsuz etkiler.

    Bu içeriğimizi okumanızda fayda var: Azospermi

    Kadın kısırlığı:

    • Yumurtalık stimülasyonu ve yumurta toplama aşamasında az sayıda oosit elde edilmesi,
    • Genel yumurta kalitesinin oldukça düşük olması.

    Diğer nedenler:

    • İki yıldan fazla süren uzun vadeli kısırlık,
    • Başarısız doğurganlık tedavileri,
    • Önceki klasik tüp bebek döngüsünde döllenmenin gerçekleşmemesi,
    • Birkaç klasik döllenme sonrası gebeliğin oluşmaması.

    Tüp bebek mikroenjeksiyon farkları nelerdir?

    Tüp bebek tedavisinde yumurtalar, hazırlanmış spermlerle birlikte laboratuvar kabının içindeki kültür ortamına yerleştirilir.  Sperm, doğal olarak yumurtaya nüfuz ederek döllenmeye neden olur. Elde edilen embriyolar bir inkübatörde üç ila beş gün boyunca geliştirilir ve transfer için en iyisi seçilir. Mikroenjeksiyon yönteminde ise tek bir sperm, ince cam iğne içerisine alınır ve her yumurtaya direkt olarak enjekte edilir. Döllenmiş yumurtalar 5 gün boyunca izlenerek aynı şekilde rahme aktarılır.
    Mikroenjeksiyon, döllenme yöntemi haricinde tüp bebek tedavisi ile benzer aşamalardan oluşmaktadır.  Her yumurtaya tek bir sperm enjekte edildiği için yalnızca spermin doğal olarak yumurtaya nüfuz etmesi gereken aşama mevcut olmayacaktır.

    Mikroenjeksiyon nasıl yapılır?

    • Yumurtalık stimülasyonu: Doğal bir adet döneminde her kadında bir yumurta gelişir. Tüp bebek tedavisi durumunda, daha fazla yumurta ve dolayısıyla daha fazla embriyo elde etmek için günlük olarak bazı hormon enjeksiyonları kullanılır. Bu süreç, uygulanan tedavi protokolüne ve hastanın yumurtalıklarının yanıtına bağlı olarak yaklaşık 10-20 gün sürmektedir. Yumurtaların gelişimi, ultrason muayenesi ve hormon testleri ile izlenir.
    • Yumurta toplama: Foliküller istenilen büyüklük ve sayıya ulaştığında tetik enjeksiyonu (hCG veya GnRH analoğu) yapılır. Takip eden 34-36 saat içerisinde bu enjeksiyonun etkisi ile yumurtaların doğal bir şekilde olgunlaşması gerçekleşir. Olgunlaşma süresinin sonunda kadına hafif sedasyon uygulanır ve tüm foliküllerden yumurta hücreleri tek tek toplanır. Bu işlem yaklaşık 15-30 dakika sürmektedir.
    • Mikroenjeksiyon: Yumurtalar, spermi koruyan ama aynı zamanda çeken kümülüs adı verilen besleyici hücrelerle çevrilidir. Mikroenjeksiyonu mümkün hale getirmek kümülüsü enzimatik sindirimle uzaklaştırarak başlamak gerekir. Bu tekniğin avantajı, yumurtaların olgunluğunun gözlemlenebilmesi ve yalnızca kutup gövdeli olgun yumurtaların seçilebilmesidir.

    Sperm seçimi, mikroenjeksiyon tekniğinin diğer bir aşamasıdır. Döllenmenin başarısını en üst düzeye çıkarmak ve kaliteli bir embriyo elde etmek için gereklidir. Sperm, embriyolog tarafından baş şekli veya kamçı uzunluğu gibi farklı parametrelerin kalitesine göre seçilir.
    Mikroenjeksiyon işlemi için tüm hazırlıklar tamamlandığında, spermler küçük bir iğne yardımı ile yumurtanın içine yerleştirilir. Bu süreçten itibaren embriyo oluşum aşamaları izlenir. 3 ila 5 günlük bir süre sonunda embriyolar anne rahmine transfer edilebilir.

    • Embriyo geliştirme: İlerleyen günlerde embriyoların bir kısmı gelişmeye devam ederken, bazı embriyoların gelişimi sonlanır. Devam eden embriyolar, morfolojilerine ve bölünmelerine göre sınıflandırılır. Başarı şansını arttırmak için kaliteli embriyoların transferine öncelik verilmelidir.
    • Embriyo transferi: Transfer işleminde, seçilen en iyi embriyolar özel bir kanül ile rahime yerleştirilir. Bu süreç acısız ve basittir, anesteziye gerek yoktur. Embriyo transferini takip eden süre boyunca stres ve aşırı aktiviteden kaçınmalıdır. Yaklaşık 2 hafta içerisinde kadının hamile olup olmadığını belirlemek için gebelik testi yapılabilir.

    Transfer edilmeyen kaliteli embriyolar mevcutsa, embriyo dondurma yöntemi tercih edilebilir. Böylece başka bir çocuk istenirse veya işlem başarısız olursa, tüp bebek tedavisinin birçok aşamasına gerek duyulmadan embriyo transferi aşamasına geçilebilir.

    Mikroenjeksiyon başarı oranı nedir?

    Mikroenjeksiyon, tüp bebek tedavisinde başarı şansını artıran en önemli yöntemdir. Başarı şansı kadının yaşına, embriyonun kalitesine ve kısırlık türüne göre değişkenlik gösterse de, genel oran %29 ile %35 arasındadır.